Yeni başlayanlar için
Freestyle Rap Nasıl Yapılır? Yeni Başlayanlar İçin Rehber
Freestyle, kelimeler aklına geldikçe onları beat’in üstünde anında okumaktır. Dışarıdan sihir gibi görünür. Değildir: bir reflekstir, refleks de çalışılır. Bu rehberde freestyle’ın aslında ne olduğunu, o refleksi kuran egzersizleri, beat’le kavga etmek yerine onunla nasıl çalışacağını ve donup kalmaktan sekiz bara giden dört haftalık bir planı bulacaksın.
Freestyle yapmak ne demek?
Freestyle doğaçlama bir verse: önceden yazılmamış, o an kurulan dizeler. Amaç kusursuz olmak değil, durmamak. Yeni başlayanlar iyi bir dize peşinde koştukları için donar. İşe yarayan tam tersi: bir şey söyle, ne olursa, ve bir kelime diğerini çeksin.
Şunu anlamak işini çok kolaylaştırır: freestyle “hızlı yazmak” değildir, başka bir iştir. Yazarken ararsın: seçenekleri tartar, en iyisini alırsın. Freestyle’da karar verirsin: işe yarayan ilk seçeneği alıp oturtursun. İyi yazanların ilk başta kötü freestyle yapması bu yüzden: yazılarını iyi yapan düzeltme alışkanlığı, onları tam da takılıp kaldıkları yerde durduruyor.
Önce kafayı doğru ayarla
Teknikten önce beklentini düzelt. İlk freestyle’ların ham olacak, bu tamamen normal. Bunu bir spor gibi düşün: seçmelere girmiyorsun, refleks çalışıyorsun. Başlangıç için dört kural:
- Asla durma. Dolgu kelimeler ve tekrarlar sessizlikten iyidir. Söyleyecek bir şey yoksa son kelimeyi tekrar et, “yo”, “dinle” de, ne olursa; yeter ki ağzın çalışsın, kafan yetişene kadar. Bütün oyun akış; tek gerçek başarısızlık durmak.
- Basit tut. Yavaş tempoda iki heceli kafiyeler. Karmaşıklık sonra, kendiliğinden gelir; fazla kolay başladığı için geri kalan hiç kimse olmadı.
- Sesli oku. Kafanın içinde freestyle hiçbir şey kazandırmaz. Kapattığın mesafe “kelimeyi biliyorum” ile “kelimeyi zamanında söyledim” arasında, o mesafe de sadece ağzında var.
- Bilerek sıkıcı ol. İlk haftalarda sadece doğru dizeleri hedefle: beat’te, kafiyeli, düzgün. İyi dizeler zorla gelmez, mekanik otomatiğe bağlandıkça kendiliğinden çıkmaya başlar.
Açık konuşalım: herkes bir süre kötü sesler. Bu aşamayı atlamanın yolu yok. İyi olanlar, başta iyi olanlar değil; kötü seslerken devam edenler.
İlk on dakikan
Daha önce hiç yapmadıysan, okumaya devam etmeden önce şimdi tam olarak şunu yap:
- 90 BPM civarı bir beat aç. Ücretsizleri burada.
- Adını söyle ve ona kafiye bul. Kötü olması sorun değil.
- Gördüğün ilk üç şeyi anlat, her dizeye bir tane.
- Beat bitene kadar devam et. Durma, baştan başlama, yargılama.
İşte bu bir freestyle. Muhtemelen berbattı. Doğru sonuç bu: en zor tekrarı, yani ilkini yaptın.
Refleksi kuran ısınmalar
Bunlar gösteri değil, egzersiz. Her çalışmadan önce iki üç tanesini yap; beş dakika yeter.
1. Kafiye zinciri
Rastgele bir kelime seç ve otuz saniye boyunca ona kafiyeli kelimeler say: zaman, duman, meydan, isyan, insan, vatan. Beynini hızlı kafiye bulmaya alıştırıyorsun, freestyle’ın ana kası bu. Dikkat et: zincir uzadıkça kelimeler ilginçleşir. Bariz kafiyeler önce çıkar, iyileri onların arkasında durur. Barizler bitince devam etmenin sebebi bu.
2. Odayı anlat
Şu an gördüklerini oku: duvar, ışık, telefonun, salıdan beri orada duran kupa. “Zeki olma” baskısını kaldırır ve söyleyecek bir şeyin her zaman olduğunu gösterir. Hem sahnede hem çalışırken boşluktan çıkmanın en güvenilir yolu bu.
3. Son kelime oyunu
Bir dize söyle, bir sonrakini ona kafiyeyle bitir. İkilileri sürdür: birinci dize ikinciyle, üçüncü dördüncüyle kafiyeli. Bu AABB düzeni, başlamak için en kolay yer.
4. Sondan başa
Önce inmek istediğin kelimeyi seç, dizeyi ona doğru kur. Kafiyenin barın sonunda belireceğini ummak yerine nereye gittiğini biliyorsun, yolu dolduruyorsun sadece. Deneyimli freestyle’cılar dört bar önceden punchline hazırlıyormuş gibi göründüğünde yaptıkları tam olarak bu.
5. Dışarıdan kelime
Biri verse’ün ortasında sana kelime atsın ya da bunu yapan bir uygulama kullan. Burada çalışan şey farklı: toparlanma. Araya gireni alıp zaten söylediğinin içine örmeyi öğreniyorsun; cypher’da biri bir şey bağırdığında olan tam da bu.
6. Köşeden çıkmak
Kendini bilerek köşeye sıkıştır: kafiyesi neredeyse olmayan bir kelimeye doğru git, sonra durmadan çık. Barın ortasında konu değiştir, kafiye sesini değiştir, son dizeyi başka türlü söyle. Köşeden kaçınmaktan çok çıkmayı bilmek işe yarar; gerçek bir freestyle’da oraya zaten düşeceksin.
Beat’e oku: her şeyi açan şey bu
Beat’in üstünde freestyle, sessizlikte okumaktan tamamen farklı bir iş. Beat sana tempo, yapı ve kafiyelerin oturacağı bir cep verir. Bir şeyi de elinden alır: durup düşünme imkânını; tam da bırakman gereken koltuk değneğini.
Yavaş başla, 80-95 BPM. Hesabı şöyle: 90 BPM’de dört vuruşluk bir bar yaklaşık 2,7 saniye sürer. İçine sekiz-on iki hece sığdırıyorsan hece başına aşağı yukarı çeyrek saniye düşer; bir sonraki kelimeyi, şu ankini söylerken düşünmeye yeter. 120 BPM’de aynı bar 2 saniye, o pay neredeyse kaybolur.
Sıra şöyle: 90’da rahatla, 100’e geç, sonra 120’yi dene. Doğrudan trap temposuna atlama. 140 BPM’lik bir beat neredeyse her zaman yarım tempoda okunur, yani özünde 70’lik bir iş, üstünde hızlı hi-hat’ler var; ama bu ayrımı önce duyabilmen gerekiyor. Kısa kural: hi-hat’i değil, kick’i say. Tempo konusunun tamamı Freestyle için kaç BPM rehberinde.
Elinde bir beat var ama temposunu bilmiyorsan ücretsiz BPM bulucumuzdan geçir: sayıyı dosyadan tarayıcıda okur, hiçbir şey yüklenmez.
Rhymeable’ı da bunun için yaptık: kafiye kelimelerini BPM’e senkron bir ızgarada gösteriyor, böylece beat çalarken her kafiyenin ne zaman düşmesi gerektiğini görüyorsun. “Beat’te kalmak” gibi soyut bir his, gözünle takip edebileceğin bir şeye dönüşüyor.
Ek kafiyesi mi, kök kafiyesi mi?
Türkçede kafiye bulmak kâğıt üstünde kolay: her dizenin sonuna aynı eki takarsın, “gidiyorum, bakıyorum, koşuyorum” ve oldu. Ama bu ek kafiyesi, rap dinleyen herkes de hemen duyar. Kafiyeyi taşıyan kelimenin kendisi değil, ek. Bir iki kez sorun değil; bütün verse böyle giderse ucuz kaçar.
Kök kafiyesinde ses kelimenin kendisinden gelir: hayat, kanat, sanat, saat; sokak, durak, tuzak. Hazırlık istiyor ama dizeler çok daha dolu çıkıyor. İyi bir ara yol: aynı eki kullanıyorsan, ekten önceki sesleri de eşleştir: “yalanlar, kalanlar” sadece “-lar” değil, “-alanlar” diye kafiyelenir.
Şair gibi değil, rapçi gibi kafiyele
Okulda tam kafiye öğretilir: kalem, elem, alem. Rap tam kafiyeye sandığından az ihtiyaç duyar. Çok daha sık duyulan yarım, sesteş kafiyeler: vurgulu sesli harfleri ve ünsüzlerin bir kısmı tutan, harfleri farklı olsa da kulağın kafiye diye duyduğu kelimeler. “Zaman, kafam, yaban”: taşıyan “a” sesleri.
Freestyle için bu çok önemli. Herhangi bir kelimenin tam kafiye listesi kısa, dört barda biter. Sesteş kafiye listesi neredeyse sonsuz. Sadece tam kafiyede ısrar eden yeni başlayanlar her verse’te duvara çarpar ve bu işi beceremediklerini sanırlar. Oysa sadece fazla kısa bir listeyle çalışıyorlar.
Rapçilerin yaptığı ikinci şey çok heceli kafiye: sadece son heceyi değil, iki, üç, dört heceyi birden eşleştirmek. Çok heceli kafiyeler verse’ü yoğun ve düşünülmüş gösterir. Anında yapmak daha zor; o yüzden başta hep tutmaya çalışma, arada bir uzan.
Pratik kural: sesli harfi uzat, ünsüze takılma. İki kelimenin vurgulu sesli harfi aynıysa, söyleyişle neredeyse her zaman kafiyeye oturtabilirsin.
Nefes ve nerede alacağın
Nefesin bitmesi, yeni başlayanın freestyle’ının dağılmasının en yaygın sebebi, ama neredeyse hiç konuşulmuyor. Nefesin kesilince düşünemezsin; nefes sorunu kafiye sorunu gibi görünür ve yanlış tedavi edilir.
İki çözüm. Birincisi: her barın dördüncü vuruşunda, gerek olsun olmasın, bilerek nefes al; nefesi, bitince yakalamaya çalışmak yerine ritmin içine yerleştir. İkincisi: dizelerini olması gerektiğini düşündüğünden kısa tut. İçinde boşluk olan bar kendinden emin duyulur; ağzına kadar doldurulmuş bar panik gibi duyulur ve nefes alacak yer bırakmaz.
Ayakta okuyorsan ayakta çalış. Oturunca nefes başka çalışır ve alışkanlık iyi taşınmaz.
Kafan boşalınca ne okursun
Boşluk fikir yokluğu değil, gelen fikirleri reddetmek. Malzemen hep var. İşte en kolay basamaktan başlayan merdiven:
- Oda. Kelimenin tam anlamıyla gördüklerin.
- Sen. Adın, nereli olduğun, üstündekiler, yarın ne yapacağın.
- Beat. Beat’in kendisini oku: davul, bas, seni nasıl salladığı. Her zaman elinin altında ve tanım gereği konuyla alakalı.
- Dinleyen. Yanında biri varsa onu anlat. Battle’da bütün spor bu.
- Son söylediğin. Hiçbiri işe yaramazsa önceki dizeyi al, başka türlü söyle. Kararlı söylersen tekrar vurgu gibi duyulur.
Takıldığında merdivenden in. İlham beklemekten çok daha hızlı; dışarıdan zahmetsiz görünenlerin yaptığı da tam olarak bu.
Dört haftalık plan
Her gün 10-15 dakika, pazar günü bir saatten iyidir. Kurduğun şey kelimeye hızlı ulaşma alışkanlığı; bu tür alışkanlıklar süreye değil sıklığa tepki verir.
- 1. hafta: gürültü. Beş dakika ısınma, beş dakika 90 BPM’lik beat. Kaydetme, dinleme, yargılama. Tek hedef durmamak.
- 2. hafta: kafiye. Aynısı, ama bütün verse boyunca AABB ikililerini tut. Her çalışmanın sonunda bir kayıt al, henüz dinleme.
- 3. hafta: zamanlama. Aynısı, ama her barın son kelimesi vuruşun üstüne düşmeli. Konuşma gibi değil rap gibi duyulmaya bu hafta başlar. Şimdi 2. haftanın kayıtlarını dinle.
- 4. hafta: içerik. Başlamadan bir konu seç ve sekiz bar boyunca ondan ayrılma. Tempoyu 100 BPM’e çıkar.
Gerçekten her gün çalışırsan çoğu kişi bunun sonunda kabaca sekiz bar tutabiliyor.
Sık yapılan hatalar
- Kendini kafiyeyle köşeye sıkıştırmak. Kapatamayacağın bir kafiyeye doğru gitme. Takıldıysan barın ortasında konu değiştir: kimse fark etmez, durmaktan iyidir.
- Baştan başlamak. Her yeniden başlama durmayı çalıştırır. Verse dağılsa bile beat bitene kadar devam et.
- Fazla hızlı beat. Tam tempoda 140’lık trap antrenman değil, stres. 90’dan başla, merdivenden çık.
- Hazır dize ezberlemek. Ezber dizeler ezber gibi duyulur ve asıl işi, kelimeyi zamanında bulmayı çalıştırmaz.
Freestyle öğrenmek ne kadar sürer?
Her gün 10-15 dakika çalışan çoğu kişi iki hafta civarında sekiz barı kabaca tutabiliyor. Düşünmeden, akıcı okumak birkaç ay sürer. En hızlı gelişenler en uzun değil, en sık çalışanlar.
Freestyle yaparken kafam boşalırsa ne yapmalıyım?
Durma ve konu merdiveninden aşağı in: önce etrafında gördüklerini anlat, sonra kendini, sonra beat’in kendisini, sonra dinleyeni; hiçbiri olmazsa son dizeyi başka kelimelerle tekrar söyle. İlham beklemekten çok daha hızlı.
Hangi tempoda başlamalıyım?
80-95 BPM. 90 BPM’de bir bar yaklaşık 2,7 saniye sürer; hece başına çeyrek saniye kadar düşer, bir sonraki kelimeyi o anki kelimeyi söylerken düşünmeye yeter.
Hemen hissetmek ister misin? Tarayıcıda 8 barlık freestyle denemesini yap: her barın kafiyesi satırın sonunda, ritme uygun şekilde seni bekliyor. 102 beatli, sınırsız günlük çalışma ücretsiz Rhymeable uygulamasında.
Her gün on dakika çalış
Rhymeable Türkçe kafiyeleri beat’le birlikte ızgaraya düşürür, sen de asıl işi çalışırsın: kelimeyi zamanında söylemek. Seviyeli Meydan Okuma, 1v1 battle ve kendi beatlerin. Android’de ücretsiz.
Google Play’den indir